Hukuk alanında "menfi" ve "müspet" terimleri, zararın tanımını ve kapsamını belirlemek açısından son derece önemlidir. Bu kavramlar, taraflar arasındaki sözleşme ilişkilerinde meydana gelen olumsuz ve olumlu etkileri ifade eder. Menfi zarar, sözleşmenin hiç var olmaması durumunu, müspet zarar ise mevcut bir sözleşmenin ifa edilememesi durumunu tanımlar. Her iki terim de, tarafların haklarını ve yükümlülüklerini etkileyen durumları netleştirir.
Hukukta menfi ve müspet şu anlamlara gelir:
Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen bu iki zarar türünden menfi zararın istenebilmesi için sözleşmeden dönülmesi ve taraflar arasında hüküm ifade eden bir sözleşmenin olmaması gerekir. Müspet zararın istenebilmesi için ise sözleşmenin taraflarca feshedilmemiş ve ayakta olması gerekir.
Ayrıca, menfi zarar, sözleşmenin kurulacağına veya kurulduğuna inanan tarafın güveninin boşa çıkmasından kaynaklanırken müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur.
Bu iki zarar türü, haksız fiilden değil, sözleşmelerden kaynaklanan borç ilişkilerinden doğar. Borçlu, zararın tazminini gidermekten kurtulmak için kusurlu olmadığını ispat etmelidir.
Hukuk
Mirî ve mülkî arazi nedir?
Menfi tespit ve istirdat arasındaki fark nedir?
Milli savunma bakanlığı ne iş yapar?
Milli savunma ne iş yapar?
Milli Yol Partisinin amacı nedir?
Mirasın reddi şartlı olabilir mi?
Mesul Müdürlük belgesi kaç yıllık?
Milli Piyango bayilik ruhsatı nasıl anlaşılır?
Mezar yapımı için hangi yerler uygun?
Miras bırakanın sağlığında yaptığı bağışlar mirastan düşer mi?..